Install Steam
login
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Bahasa Indonesia (Indonesian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese - Portugal)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Report a translation problem

Turkey



Bir gün Kaymakam Akın Gönen’i tıraş ederken, dükkânın kapısında bir vatandaş belirir.
— Selamün aleyküm
— Aleykümselâm.
— Turgut Amca, bir ihtiyacım var, biraz borç para verebilin mi?
— Yavrum, nerden bulayım parayı. Bu devirde para kazanmak kolay mı? Biz para bulmak/kazanmak için it kılı kırkıyok.
Adam çeker gider. Kaymakam da hiçbir şey demez. Ertesi gün Kaymakam Akın Gönen elinde on iki yapraklı bir takvimle gelir.
— Turgut Amca al şu takvimi, iki aynanın arasına as. İt kılı kırkmaya da devam et, der. [6]
Yıllar sonra Kaymakam Bey bakan olunca Mecliste Suçatılılar ile karşılaşır. Başından geçen bu olayı anlattıktan sonra 3 kg baklava ile Turgut Amcaya selam gönderir.