29
Products
reviewed
296
Products
in account

Recent reviews by TRYXGEN

< 1  2  3 >
Showing 1-10 of 29 entries
1 person found this review helpful
88.6 hrs on record (2.4 hrs at review time)
Oyun 1937 yılında dünyanın farklı bölgelerine yayılmış olan gizemli Büyük Çember'in peşine düşen karakterimizi konuya alıyor. Büyük Çember, birleştirildiğinde mükemmel bir çember oluşturan ve tarihin kadim sırlarını barındırdığı düşünülen bir dizi parçanın bir araya gelmesini ve bunun peşine düşen Nazileri konu alarak başlıyor. Bu macera bizi Roma’dan Tayland’a, Mısır’dan Şanghay’a ve Himalayalar’a kadar uzanan bir dünya turuna çıkarıyor. Ancak bu kez yalnızca tarihi eserlerle değil, bu gücü kendi çıkarlarına kullanmak isteyen çeşitli gruplarla da mücadele edeceğiz. Her köşede tuzaklar, ihanetler ve çözülmeyi bekleyen sırlar bizi bekliyor.

Oyun boyunca birçok yardımcımız oluyor. Bunlar kimi zaman bir bulmacayı çözmemize yardım ederken, kimi zaman da bir dövüş sırasında destek oluyorlar. Hikaye boyunca en büyük destekçilerimizden biri olan İtalyan Ginetta “Gina” Lombardi oluyor. Ulusal bir gazetede çalışırken, yıkıcı olarak damgalanmasına ve hapse atılmasına neden olan bir makale yazmış ve burada bir İtalyan direniş hareketiyle tanışmış. Cezasını çektikten sonra, İtalyan hükümetinin gizlemeye çalıştığı kirli gerçekleri araştıran bir yeraltı yayınında yazmaya başlamış ancak bu süreçte de kaçırılan dil bilimcisi ablasının peşine düşerek soluğu Vatikan'da almış. Her ne kadar hikayesinin arkasında çok daha farklı sebepler yatıyor gibi görünse de Vatikan sınırları içinde Indiana ile tanıştıktan sonra birlikte ilerlemenin daha kolay olacağını düşünerek ona katılıyor

Oynanış yapısında en çok etkileyen şey, oyunun Dishonored veya Thief gibi simülasyon ağırlıklı yapımlara olan benzerliğiydi. Seviyeler genel olarak doğrusal bir yapıya sahip olsa da, her karşılaşmada hedefe ulaşmak için birden fazla alternatif yol bulunuyor. Beklentilerin aksine, oyun çok daha fazla simülasyon unsuru içeriyor ve oynanış mekanikleri açısından oldukça zengin bir deneyim sunuyor. Gerçeklik açısından baktığınızda doğru gelebilecek gibi görünse de çok zaman dövüşü kaybetmenize sebep oluyor.

Çok tartışılan birinci şahıs perspektifinden oynanıyor, ancak çevresel etkileşim ve özel mekanikler için üçüncü şahıs kamera açıları da aralarda kullanılıyor. Özellikle bulmacalarda üçüncü şahıs kamerasına geçilmiş. Ancak oyunun geneline baktığımızda FPS açısı nerede ise %90'dan fazla bir oran alıyor. Özellikle dövüşler sırasında sadece birinci şahıs perspektifini kullanıyor. Bu tarz durumlar kimi zaman dezavantaj yaratabiliyor. Karşılamanız gereken tek düşman varken sorun olmasa da siz tek kişi ile dövüştüğünüzü düşünüp de birden daha fazlası ile çevrelendiğinizi anladığınızda iş işten geçmiş olabiliyor.

Grafikler ise o dönemin ortamını, siyasi durumunu oldukça iyi yansıtmış. Özellikle daha önce verilen röportajlarda, bir yapının 100 sene önce nasıl olabileceği ya da hala kazılma aşamasındaki tarihi bir binanın kaplamasının nasıl yapılacağı üzerinde çok düşünüldüğü belli ve güzel de yansıtılmış. Bir bakıma çok nadir de olsa bazı sahneler sanki 15 yıl önce tasarlanmış ve o dönemin kaplama teknikleri kullanılmış.

Sonuç olarak keyifli bir oyun ama Uncharted ya da Tomb Raider ile karşılaştırma yapmayın...

⭐⭐⭐⭐
Posted December 18, 2024. Last edited December 18, 2024.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
1 person found this review helpful
67.0 hrs on record (66.8 hrs at review time)
Far Cry 5' ten sonra çıkan oyun New Dawn (yeni düzen) değişen tema, oynanışta da köklü değişiklikler olduğu anlamına geliyor. Far Cry 5’in kötü sonunda, tarikat lideri bir tuhaf insan, “father” Joseph Seed’in söylediği şarkıyı dinlerken, aniden büyük bir patlama gerçekleşmiş, tüm dünyanın bir anda alt üst olduğuna şahit olmuştuk. Oyunda işte tam da bu noktadan sonra başlıyor. Alt üst olmuş bir dünyaya uyanıyor, eski düzenin yıkıldığı yerine yeni bir düzeninin kurulduğu “kıyamet sonrası” dünyada, aradan geçen yıllar içinde neler olduğunu anlamaya çalışıyoruz.

Oyunda, karşımıza 3 farklı topluluk çıkıyor. Bunlardan biri sivil halk diyebileceğimiz, bizim de içinde bulunduğumuz hayatta kalmaya çalışanlar grubu. Diğeri hala Joseph Seed’e bağlı olan, silah olarak daha çok ok ve yay kullanan müritler grubu. Diğeri de oyunun baş kötüleri Mickey ve Lou tarafından yönetilen iyi silahlanmış Highwaymen grubu. Bir “kurtarıcı” olarak katıldığımız hayatta kalanlar grubunu, Highwaymen’e karşı savunmak, bu haydutlar topluluğunun işgal ettiği toprakları geri almak ve Ethanol denen, Far Cry NEW Dawn dünyasının yeni para birimi olan yakıttan olabildiğince elde edip, Prosperity adlı ana üssümüzü geliştiriyoruz.

Oyunun ana mekaniği Prosperity adlı ana üssümüzü geliştirmeye çalışmak üzerine kurulu. Hatta öyle ki oyunu direkt ana görevlere koşturayım, çer çöple uğraşmadan hikaye odaklı takılıp bitireyim diyemiyorsunuz. Belirli hikaye görevlerini yaptıktan sonra, yeni hikaye görevi alabilmek için oyun sizden Prosperity’yi geliştirmenizi istiyor. Bunun için de senaryoyu bir kenara bırakıp, bölge ele geçirmeniz, karavan soymanız, kaynak arayışına girip, Ethanol biriktirmeniz gerekiyor. Topladığınız kaynağı daha sonra çeşitli üs geliştirmelerinde kullanıyorsunuz. Örneğin araç tedariki için garaj geliştirmesi, sağlık çantası yapabilmek için ihtiyaç duyduğunuz bitkilerin yetiştirildiği tarım ve hayvancılık geliştirmesi, silah yapmak için cephanelik geliştirmesi gibi. Silah demişken oyunun silah çeşitliliği oldukça iyi.

Seviye atladıkça yeni silahları yapabilir hale geliyorsunuz. Topladığınız kaynaklarla, yarı otomatik, tam otomatik tüfekler bazuka, çeşitli bombalar, alev silahı, post apokaliptik denince akla gelen tuhaf tasarımlı pek çok farklı silah yapabiliyorsunuz. Çevre ve mekan tasarımı, size kıyamet sonrası bir dünyada olduğunuz hissini kesinlikle vermiyor. Ormanları yanmış Far Cry 5 haritasında olduğunuzu hissediyorsunuz. Ha bir de mor renk olayı var. Bol bol sağa sola pembemsi mor bir renk serpiştirilmiş ki, post apokaliptik bir dünyada olduğumuzu unutmayalım. Mor renk ve yanık ağaç dışında, oyunun haritası ilgi çekici olmaktan oldukça uzak.

Far Cry NEW Dawn, adındaki YENİ kelimesinin karşılığını vermiyor. Far Cry 5’in hikayesini kaldığı yerden devam ettiren Far Cry New Dawn, bir devam oyunu olmaktan çok bir genişleme paketini andırıyor. Bütün Far Cry oyunlarında gördüğümüz görev yapısının üstüne, kaynak toplama, üs geliştirme, fantastik silahlar, göklerden inen “loot box’lar” ve mor renk tonu çalınmış. Yani Far Cry New Dawn’ın adı yeni, vaat ettiği eğlence anlayışı oldukça eski. ⭐⭐⭐⭐
Posted December 18, 2024. Last edited December 18, 2024.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
1 person found this review helpful
14.7 hrs on record
Oyun üçüncü şahıs bakış açısına sahip bir aksiyon-macera oyunudur. Gizlilik, nişancı veya yakın dövüş yeteneğini kullanarak dönüşmüş insanlara veya silahlı gruplara karşı üstün gelmeye çalıştığımız bir oyundur aynı zamanda. Bu süreçte elinizdeki silahları tezgahta geliştirebilir, topladığınız kaynaklarla malzemeler üretebilir ve yeteneklerinizi arttırabilirsiniz.

Sonuç olarak The Last of Us Part I oynanış olarak, hikaye olarak ve diğer tüm yönleriyle mükemmel bir yapım. ⭐⭐⭐⭐
Posted November 10, 2024. Last edited December 18, 2024.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
113.6 hrs on record (51.4 hrs at review time)
Oyun hem hikaye anlatımı hem de oynanış konusunda ilk oyuna sıkı sıkıya bağlı durumda.Yani ilk oyundan alıştığımız o detay manyaklığı bu oyunda da yerini korumuş ve yepyeni hikayelerle yoğurulmuş. Ana hikayeyle ilgili olmasa bile Kratos, Mimir gibi karakterlerin sık sık anlattığı yeni hikayeler, hem oyundan kopmanızı engelliyor hem de çok hoş detayları karşınıza çıkarıyor. Bu noktada ana hikaye dışında yan görevlerde yapıyoruz.
İlk oyunda daha çok eşya bulma üzerine ya da yan boss'lar anlamında yan görevler ile karşılaşıyorduk. God of War Ragnarok ise bu olayı birkaç basamak daha yukarı taşımış. Hatta gelişim anlamında en sevdiğim detaylardan birisinin yan görevlerde yattığını söylemeliyim. Tabi yine benzer türde yan görevler var fakat özellikle karakter ve mini hikaye odaklı yan görevler oyunun araştırma, gezinme olayını daha başarılı bir seviyeye çıkarmış.Bu görevleri yapmadan da oyunu bitirebiliyoruz.

Kratos'un yadigarları diyebileceğimiz Leviathan balta ve Kaos bıçaklarının daha ilk dakikadan elimizde olmasını da unutmayalım. Her iki silahı da kullanmak çok keyifli. Üstelik açılan yeni yeteneklerle birlikte kombo sisteminde de hatırı sayılır bir çeşitlilik geliyor. Baltamızı çağırdığımız üçgen tuşu, bu oyundaki dövüş sisteminde daha efektif bir şekilde kullanılıyor. Tabi yine baltayı bu tuşla çağırıyoruz ama özel saldırılarda da farklı kombinasyonlarda kullanıyoruz. Mesela Kaos Bıçaklarında basılı tuttuğunuzda Kratos bıçakları bir tesbih gibi sallıyor ve ucunun alev almasını sağlayabiliyor. Tabi bunu yapmamızın asıl sebebi element hasarından faydalanabilmek. Yani buzul bir düşmana bu şekilde daldığınızda daha fazla hasar vermiş oluyorsunuz. ya da aynı şekilde baltanızda bu yeteneği kullandığınızda ucunu donduruyor ve rakiplerinizin donmasını sağlıyorsunuz. Aynı şekilde donan rakiplere hızlı geçiş yapıp Kaos Bıçakları ile dalınca doğal olarak verdiğiniz hasar da artmış oluyor.

Yeteneklerden bahsetmişken zaten aşina olduğumuz birçok özellik biraz daha geliştirilerek Ragnarok'a eklenmiş. Zırh parçaları buluyor ve onları güncelleyebiliyoruz. Zırh tarafında sevdiğim bir özellik oyuna eklenmiş. Görünüşünü sevdiğiniz bir zırhı dilerseniz başka zırh statlarını aktararak kullanmaya devam edebiliyorsunuz. MMO oyunlarında gördüğümüz Transmog benzeri bu sistemin oyunda olması sevindirici.yrıca yine Runik saldırılar, tılsımlar ile atak, savunma, dolum süresi şans gibi faktörler üzerinde değişiklikler yapabiliyoruz. Yetenek sisteminde tabi sahip olduğumuz silah ları da güncelleyerek yeni komboların kilidini açıyorsunuz. Burada yepyeni özellikler bulunuyor ama sevmediğim bir nokta hali hazırda bildiğimiz yetenekleri tekrar açmak zorunda kalmamız. Bunu büyük yeteneklerde anlayabiliyorum ama Kratos'un baltasını etrafında çevirdiği daha ufak bazlı yetenekleri tekrardan aktif etmek biraz can sıkıcı olmuş.

Yetenek sisteminde sevdiğim nokta ise artık topladığınız deneyim puanlarının ayrışmış olması. Yani Kratos ve Atreus'un ayrı deneyim puanları topladığını görüyorsunuz. Böylece yetenek ağacında dilediğiniz gibi güncelleme yapmanıza izin verilmiş. Hani "ya Atreus'a puan kalmadı" gibi bir durum söz konusu değil.

⭐⭐⭐⭐⭐

Posted October 18, 2024.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
47.2 hrs on record (47.0 hrs at review time)
Oyunun başlangıcında bir suikastçi olarak başlıyoruz. Bizden kıdemli olan, ama aynı zamanda dostumuz olmayı başaran Liam ile eğitim yoluna çıkıyor ve küçük bir alıştırma yapıyoruz. Oyunun yaklaşık olarak üçte birlik kısmında bir Assassin olarak oynuyoruz ve bu süreçte duygusal bağ kurduğumuz pek çok karakter daha sonra düşmanımız oluyor. İyisiyle kötüsüyle Rogue'un Black Flag'in doğrudan bir ek paketi olduğunu söyleyebiliriz. Zaten oyun da önemli bir süre boyunca derin sularda geçiyor. Kuzey Amerika'da geçen oyunumuzda Albany, New York, Kuzey Atlantik'in buzlu suları ve daha pek çok küçük kasabaya yolumuz düşüyor. Buzlu sularda gemimizle seyahat etmek zevk veren hoş bir şey. Geminin dümenini gerçekten de kontrol ediyormuş gibi hissediyoruz.

Oyunun haritası oldukça büyük ve Craft sistemi devam ediyor ayrıca içerisinde saldırabileceğimiz kaleler, avlanacak hayvanlar, pek çok yeni mekan var. Ancak bu büyüklüğün içi yeterince doldurulamamış ve açıkçası erzak toplamaya yüklenmek için fazla sebebimiz yok. Gemimizi çok fazla geliştirmeye gerek kalmadan oyunu baştan sona bitirebiliyoruz. ⭐⭐⭐
Posted November 8, 2023.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
61.1 hrs on record (35.0 hrs at review time)
Oyun belirli bir tarihi dönemdeki imparatorlukları emrimize verir, bu imparatorluklar arasındaki savaşta bir rol üstlenmemizi sağlar.

Her biri ayrı bir dönemde geçen üç kısımdan oluşan senaryoda, Black Ailesi’nin macerasını takip ediyoruz. İlk bölüm 16. Yüzyılın sonlarında geçiyor. Morgan Black komutasındaki St. John Şövalyelerini yönetiyor; Malta’da yer alan ve elimizdeki son kale olan kalemizde Osmanlı kumandanı Şahin Bey yönetimindeki ordunun saldırısına karşı koymaya çalışıyoruz. Bu saldırıyı savuşturduktan sonra, Osmanlı birliklerinin aslında başka bir hedefi olduğunu öğreniyoruz; sonsuz hayatın kapısını araladığı düşünülen Gençlik Pınarı’nı (bu pınarın bulunduğuna inanılan Ay Gölü’nü) bulmak. Circle of Ossus isimli gizli bir topluluk da bu kaynağın peşinde. Alain Magnan, bu kaynağı diğerlerinden önce bulmak görevini verip Morgan Black’i Yeni Kıta’ya uğurluyor. Yeni Kıta’ya doğru yelken açan Morgan, korsanların saldırısı sonrasında kendisini Karayipler’de buluyor. Burada gücünü toplayıp kendilerine saldıran korsanları alt etmeyi başaran ekibimiz sonunda Yeni Kıta’ya varıyor. Bundan sonrasında da Osmanlılar, İspanyollar ve Kıta'da yaşayan yerlileri Aztekler’in dahil oldukları bir mücadeleye şahitlik ediyoruz.

Skirmish modu yine eskiden olduğu gibi saatlerimizi tüketecek bir mod olarak bir köşede bizleri bekliyor. Oyunun çok oyunculu modu da elden geçirilmiş, eskiden olduğu gibi arkadaşlarınızla gayet keyifli mücadeleler yapabilir, uygarlıkların bitmek tükenmek bilmeyen çatışmalarına ortak olabilirsiniz. Bütün bunlar yetmezse, kendi haritalarımızı, senaryolarınızı oluşturmanız da mümkün. Oyun da mod desteği de bulunuyor. Yani, yine bizim günlerimize gecelerimize ambargo koyabilecek kadar içerikle geliyor.

Oyun Definitive Edition olunca, haliyle grafiklerde bir güncelleme beklenir, burada da beklendiği gibi bir tablo söz konusu. Sadece birim ve haritaların görsel yönden güncellenmesinden bahsetmiyorum; ara yüz de elden geçirilmiş, oyuna giriş yaparken 3 alternatiften dilediğiniz birisini seçebiliyorsunuz. Bazen bir birimi seçerken sorun yaşayabiliyorsunuz veya verdiğiniz komutun uygulanmadığını görebiliyorsunuz. Yine bazı durumlarda haritanın belirli bir bölgesine gitmeleri talimatı verdiğiniz birimlerinizi alakasız bir noktada takılıp kaldığına şahitlik edebiliyorsunuz. ⭐⭐⭐⭐
Posted September 27, 2023.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
45.0 hrs on record (31.0 hrs at review time)
İkinci Dünya Savaşı, modern tarihin en önemli olaylarından biri olmasının yanında, günümüze etki eden en önemli olgulardan biridir de aynı zamanda. Bilim, siyaset, ordu ve pek çok alanda ciddi etkileri olan bu savaş, popüler kültüre de önemli bir şekilde yansımıştır. Dünya tarihinde pek çok önemli ve ilginç olay varken, ırkçılığın karanlık yükselişi ve insanoğlunun katıksız kötülükle yüzleşmesi belki de insanları en derinden etkileyen olay olmasına sebep oldu. İşte bu yüzden, günümüzde bile genciyle yaşlısıyla pek çok insan hala İkinci Dünya Savaşı'yla ilgili eserleri ilgiyle takip ediyor, araştırmalar yapıyor. Ve bu araştırmalarda ve sohbetlerde, "Nazi'ler savaşı kazansaydı ne olurdu?" sorusu en popüler sorulardan biri. İşte Wolfenstein: The New Order, bunu bir adım daha öteye taşıyor ve Nazi'lerin savaşı kazanmakla kalmayıp, dünyanın hakimi olduğu bir alternatif tarih ortamına taşıyor.

Oyunu öne çıkaran en önemli özelliklerden biri anlatım kalitesi. Ara videolar inanılmaz derecede başarılı. Detaya verilen önem ise takdire şayan. Karakterleri ufak detaylarla doğallaştırmışlar. Animasyon kalitesi oldukça yüksek ve vücut dillerindeki inanılmaz detaylar o kadar ince bir şekilde aktarılmış ki, gerçek ve kaliteli bir film izliyor gibi hissediyorsunuz. Oldukça kaliteli oyunculuk ve serinin bugüne kadarki en başarılı senaryo ve diyalog yazımıyla birlikte sadece atmosferi, hikayesi ve anlatımı bu oyunu yılın en büyük sürprizlerinden biri olmaya aday hale getiriyor. Üstelik Wolfenstein serisinin yıllanmış kahramanı William "B.J." Blazkowicz, hiç olmadığı kadar derin ve gerçekçi yazılmış. 20 yıldan uzun bir süre önce başlayan macerasına Duke Nukem'den fırlama çılgın bir kas yığını gibi başlayan B.J. The New Order'da nihayet oturmuş ve gerçek bir karakter haline geliyor. İnce laflarını ve karizmasını korurken, bir yandan çok daha tecrübeli, akıllı, insancıl ve tutkulu bir karakter çıkıyor karşımıza. Bu da onu çok sevilesi bir karakter yapıyor ve yine gerçekçi olduğu kadar derin işlenmiş yan karakterlerin de aynı başarıda olması, hikayeyi oynarken içinizde bir amaç hissiyle oynamanızı ve karakterlerle özdeşleşmenizi sağlıyor.

Oynanış açısından oyunda pek bir yenilik yok. Standart 'shooter' mekaniklerine sahip ve gerek silahların sekmesi, gerekse düşmanlardaki vuruş hissi oldukça kaliteli. Ancak çok mükemmel mekanikler de beklememek gerek. Oynanışta iki notkaya ağırlık verilmiş, gizlilik ve çifte silah kullanımı. Her iki özellik için de birer yetenek ağacı bulunuyor. Gizlilik oyun boyunca sıkça başvurabileceğiniz bir şey ve adeta yapımcılar oyunu öyle oynamanızı istemiş. Zira genel olarak oldukça başarılı gizlilik mekanikleri var, ancak yapay zeka biraz işinizi kolaylaştırıyor. Ölen veya ortadan kaybolan arkadaşlarını görmezden geliyorlar. ayrıca bazı bölümlerde oyun gizli ilerlemenize izin vermiyor. Düşmanlar sizi bekleyebilir, bu pek çok gizlilik oyununda zaten olan bir şey, ama arkası dönük düşmanın sessiz yaklaşan ve zaten duvar arkasında olan karakterimi belli mesafeye gelince bir anda fark edip arkasını dönüp ateş açması kabul edilebilir gibi değil.

Diğer eksik yan da çift silah kullanımı. Teoride keyifli olsa ve The Darkness II veya Borderlands 2 gibi oyunlarda harika kullanılmış olsa da, The New Order'da bu başarıdan eser yok. Ağır zırhlı robotlara karşı çifte taramalı tüfekle elde edilen başarı haricinde oldukça kullanışsız olan bu yöntem, oyunda pek çok kişinin başvurmayacağı ve isabetsizlikte çığır açarak mermi israfına sebep olan bir yöntem. İkiki pompalı tüfek kullanımı da koridor temizlemek için hızlı ilerlerken kullanılabilecek olsa da, oyun genelinde bir anlamı olmuyor. Oyunun tanıtım sürecinde bu özelliğe bu kadar önem verilmesini ve bir yetenek ağacının buna ayrılmasını anlamak güç. Ama anlaşılması güç olan en büyük şey bu değil. Mermi, can ve zırh toplamak için imleci üzerlerine getirip tuşa basmak gerekiyor. Oldukça ilkel olan bu yöntem, bu kadar mermi, can ve zırh odaklı bir oyunda gerçekten can sıkıyor.

Oynanıştaki bazı eksiklere rağmen sadece atmosferi bile oyunu harika kılmaya yetiyor, ancak biraz daha derine inmek gerekirse Machinegames'in saygı duyulacak bir eser ortaya koyduğunu söylemekte yarar var. 2009'da çıkan mistik öğelerle süslü Wolfenstein oyununa göre çok daha inandırıcı ve gerçekçi bir oyunla karşı karşıyayız. Tamamen bilimsel gelişmelerden yola çıkan oyun, doğal olarak biraz abartsa da, Nazi'lerin insanlar üzerinde yaptıkları deneyler, Wudnerwaffe dedikleri mega silahlar yapma girişimleri ve hatta dev bir aynalı uzay üssü kurup güneş ışınlarını tek bir noktaya yansıtarak uzaydan koca şehirleri imha etme planları bile olduğunu göz önünde bulundurursak, savaşı kazanan Nazi'lerin bu deneyleri devam ettirip bu korkunç teknolojilere erişmeye çalışması oldukça mantıklı. Olaya bu açıdan bakınca da aslında oyunun hikayesi hem daha gerçekçi hem de daha ürkütücü oluyor. Bir de Nazi şiddetini göstermekten çekinmedikleri için Machinegames'i ayrıca tebrik etmek gerekiyor. Akıl hastalarına, eşcinsellere vb. gruplara ne kadar vahşice davranıldığını, toplama kamplarını ve katıksız ırkçılığı tüm çıplaklığıyla birinci elden tecrübe ediyorsunuz. ⭐⭐⭐⭐⭐
Posted September 25, 2023.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
7.5 hrs on record (5.7 hrs at review time)
Hikaye bakımında ICA ile bir gölge organizasyonun savaşına tanık olduğumuz yeni Hitman'de, her bölüm gerçeğe bir adım daha yaklaşıyoruz. Özellikle bölümler arasında hazırlanan ara sahnelerin oldukça profesyonel olarak hazırlandığını hatta bölüm arası sinematikleri izlemek için bölümleri hızlıca geçebiliyoruz.

Oyun, IO ve Square Enix'in de iddia ettiği gibi Absolution'dan sonra özüne dönüş gerçekleştirmiş. Her bir suikasti dilediğimiz gibi planlamak ve uygulamak mümkün. İstersek sessiz bir şekilde ilerleyip yalnızca hedefimize odaklanabiliyor, istersek ortalığı darma duman edebiliyoruz. Ancak oyun sizi fazlasıyla gizliliğe zorluyor.

Teknik olarak ışıklandırma ve kaplamalar konusunda başarılı olsa da, karakter tasarımları yeterince titiz hazırlanmamış. Gerçi grafik tarafının da bölümden bölüme farklılık gösterdiğini belirtmek isterim. Ayrıca oyunda zamanın sabit kaldığını da belirteyim. ⭐⭐⭐
Posted September 25, 2023.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
2.3 hrs on record (0.5 hrs at review time)
Ajan 47’nin gizemli hikayesi ile ilgili çok fazla ipucu vermiyor. Zaman zaman, görev aralarında giren slayt görselleri gibi hazırlanmış ara sahnelerde, Ajan 47’nin geçmişi ile ilgili çok önemli bir bilgiye sahip biri olduğu ile ilgi sahneler görebiliyor. Hitman 2 hikaye anlatımına önem veren bir oyun kesinlikle değil.

Oyuna çevrim içi olarak bağlanıyoruz. Aslında bunun nedeni bölüm içinde kazandığınız puanları oyun içi içeriklerde harcamak ve aldığınız skorları arkadaşlarınızla kıyaslamak. Aldığınız görev içinde yaptığınız her hareket, size puan olarak dönüyor. Hitman (2016)’e göre çok daha genişletilmiş olan bölüm haritasında, yeni bölgeleri, gizli odaları keşfettiğinizde dahi puan alıyorsunuz.

Oyunda belirli bir silah çeşitliliği olsa da, oyun sizi silah kullanmaya teşvik etmiyor. Zaten bir kere çatışınca ve çatışma mekaniklerini ne kadar kötü olduğunu görünce siz de bir daha çatışmaya girmek istemeyeceksiniz. Ancak illa da silah kullanacağım ben diyorsanız, Sniper Assasin modunu deneyebilirsiniz. Seride ilk olarak, co-op ortaklaşa oynama imkanı da veren, Sniper Assassin modunda, sniper tüfeği ile birlikte dev bir malikanede düzenlenen bir düğünde 3 hedefi ortadan kaldırmaya çalışıyorsunuz. Hedefinizi direk vurarak ortadan kaldırabileceğiniz gibi, çevredeki eşyaları kullanarak da farklı onlarca seçeneği kullanabilirsiniz. vuruş hissinin, gayet iyi olduğunu söyleyebilirim. Bu modda da onlarca farklı suikast yöntemi olduğu için tekrar oynanabilmesi oldukça yüksek.

Sonuç olarak Hitman 2, Hitman (2016)’e göre içerik olarak daha yoğun bir oyun olmuş diyebiliriz. İlk oyunu sevdiyseniz, Hitman 2’yi daha çok seveceksiniz. Hitman 2 içerik olarak dolu, tekrar oynanabilirliği yüksek, başarılı bir devam oyunu olmuş. ⭐⭐⭐
Posted September 25, 2023.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
No one has rated this review as helpful yet
1.0 hrs on record
Assassin's Creed oyunun ilk serisi olmasına bakarsak oldukça güzel bir oyun ve oyunda gözü kara bir suikastçıyı canlandırıyoruz. Oyunumuz Kudüs'ü ele geçirmek isteyen Bizans Kuvvetleri ile şerefli İslam Ordu'sunun savaşını konu alıyor.

Oyunda suikastlardan önce iyi bir plana ihtiyaç duyuyoruz. Aksi halde plansız yaptığımız işler bize zaman kaybı ve en kötü ihtimalle ölüm olarak geri dönüyor. Bu yüzden öncelikle öldüreceğimiz kişi hakkında bilgiler toplamalıyız. Ancak bunu yapmak için halk arasından birkaç kişiye ihtiyaç duyuyoruz. Açık alanlarda işlenecek cinayetlerde kestirmeleri öğrenmek çok önemli. Çünkü planın herhangi bir yeri aksarsa, kaçmak zorunda kalıyoruz. Dört duvar arası mekanlarda işlenen cinayetlerde mekanın arka çıkış kapılarını, öldüreceğiniz kişinin nerelerde çok dolaştığını bilmek çok işinize yarayacaktır.

Suikastları yaparken Altair'in asıl yetenekleri ortaya çıkıyor. Bu yeteneklerden en önemlisi Altair'in kılıç kullanma yeteneği. Belinden bir dakika bile ayırmadığı kılıcını bir şövalye gibi kullanıyor. Tıpkı Prince of Persia oyunundaki muhteşem yetenekleri gibi Altair'in de kendine has değişik bir kılıç kullanma yeteneği var. Reflekslerinden ve hızlı olmasından doğan bir diğer yetenekleri ile üstüne gelen askerleri kısa sürede yere seriyor ve kellelerini gövdelerinden ayırıyor. Ayrıca kılıç sahneleri oyuna bambaşka bir hava katıyor. Özellikle kılıçla savaştığınızı kesinlikle size hissettiriyor. Altair'in bir diğer özelliği ise çok yükseklerden tehlikeli atlayışlar yapabilmesi.

Son olarak Assassin's Creed başarılı bir oyun olmasına rağmen dövüş sistemindeki basitlikler nedeniyle kısa bir süre sonra monotonlaşabiliyor. Ama mükemmel senaryosu, temiz grafikleri ve kılıç sahneleri için bile oynamak gerekiyor. ⭐⭐⭐⭐
Posted September 9, 2023. Last edited September 9, 2023.
Was this review helpful? Yes No Funny Award
< 1  2  3 >
Showing 1-10 of 29 entries