Jack The Nipple
Aras Engin Gültekin
Istanbul, Turkey
:flammable:
:flammable:
Currently Offline
Artwork Showcase
Favorite Game
Review Showcase
İstanbul'da geçen bir bölüm...

Özet için yazının sonuna ilerle!

Gizlilik ve taktik üzerine kurulu, dolayı ile casusluk ve hikaye geçişi başarılı olan bir 3rd person shooter oyunudur. Oyunda saatler süren saçma sapan "boss fight" denilen bir şey yok. Oyunun genel olarak uzaması sizin nasıl oynamak istediğinize göre değişiklik gösteriyor. Çatışmada kalmak çok akıllıca bir taktik değil öncelikle çünkü silahların gerçeklik oranı standarttan yüksek. yani 30-35mt'den tabanca ile headshot olasılığı ancak silahı iyi tanıdıktan sonra mümkün. Uzun namlulu tüfekler ve tabancalar bolca ekipman barındırıyor. Bunları operasyondaki gizli kalmanıza, "non-lethal" yani öldürmeden etkisiz hale getirmelerinize, haritalardaki gizli bölümlere ve değişik taktiklerinize bağlı olarak kazandığınız paralarla yapabiliyorsunuz.

Oyunun genel olarak zorluk seviyesine hiç bakmadım, ilk başlarken en zoru neyse onu seçip devam ettim.

Perfectionist .
Oldukça kararlı düşmanlar.

Genel olarak her oyunda olduğu gibi eğer en zor seviye ile oynarsanız, oyunun içindeki; oyunu oyun yapan temalardan mahrum kalırsınız ve zeka ile oyun tecrübesi ön plana çıkar. Böyle konuştuğuma bakmayın, oyunun genel mantığını çözene kadar herhalde bir bölümde 150 kere ölmüşümdür. Bir de Grim kevaşesi sürekli "n'oluyor? ses gitti" der gibi bir halde. Yani zorluk seviyesi en yüksekte oynamanızı tavsiye ederim. Tek yardımcı unsur ise ışıklarınız. Gölgede kaldığınız zaman yanıyorlar.

Kolay ölüm

Başarılı bir sistem üzerine kurulmuş AI düşmanları barındırması güzel. Sizin patlayıcı mayın döşemenizle elektrik şoklu mayın döşemeniz arasındaki farkı düşmanların algılaması güzel. Mantık olarak sıkıntı sadece birkaç bölümde var, o da bölümleri tekrar tekrar oynarken fark ettiğim üzere; başka bir yolu olmamasından kaynaklı. Yani Heavy Infantry bir bölümde sabit boş boş duvara bakıyor. Fakat genel girizgahı güzel yapmazsanız sizi ilk o buluyor. Burada da bazı mantık hatalarının önüne geçilmeye çalışılmış. Oyunu Perfectionist olarak oynadığınızda silaha göre 2-3 mermi veya teke tekte 1 darbe hakkınız ya var ya yok. En sevdiğim yanı da bu oldu. Düşmanları oyun ilerledikçe çok daha hızlı ve ve kolay öldürebilir olmanız güzel ama yakalandığınızda kaçış ihtimaliniz yok gibi bir şey.

Gelelim artılarına ve eksilerine...

Yıllar evvel çıktığında internetten bulup indirmiştim, zamanım olmamasından dolayı oynayamamış ve unutmuş gitmiştim. Şimdilerde böyle aksiyon 3rd ve gizli/taktiksel oyun bulmak zor. Rakibi Hitman olabilir yalnızca, tabii ikisi çok farklı birbirinden. fakat oyun mekaniği aynı diyebiliriz. Yani her iki oyunu da aynı anda oynamayın.
Genel olarak söyleyebilecek pek bir şey yok. Oyun akıcı, sade bir anlatımı var, grafikler yerinde ve oynanabilirlik en üst seviyenin belki bir altı denilebilir. O da zamanına göre oldukça iyi konuda. Parkur yapabildiğiniz bir oyun fakat haritanın %10'unu filan kullanabiliyor olduğunuz unutmayın. Evet her yere tırmanabiliyorsunuz ama bölüme göre değişiklik gösteriyor.

İstanbul'daki bölümü kısa ana hikayenin bir bölümü değil. Yan görev gibi. Fakat tarihi dokusunu hissedebiliyorsunuz, Karaköy'deki Şehir Hatları İskelesinde geçip bitiyor. Kabaca biraz saçmalamışlar çünkü bölüm aynı zamanda Kapalı çarşıda da geçiyor. Vapur iskelesinin konumu Karaköy Turyol aslında. Karışık yani. Eminim diğer bölümlerde de bu denli çelişkiler mevcuttur. Sonuçta oyun içi bir harita yaratmışlar ve zaten hayal ürünü hepsi. Oyunda bazı eksiler de mevcut tabii ki gözümde; en başta da köpekler! Sizin kokunuzu aldığında bir iki kez havlıyor sonra susup yanınıza geliyor ve yine havlıyor. Ya tam haldır huldur koşa koşa gelsin ve parçalasın Fisher'ımızı ya da hiç kokusunu almasın. Gereksiz bir gerginlik ile rahatlama hissi arasında gidip geliyorsunuz her seferinde.

Oyunda başka hatalar da var tabii ki ama daha fazla lafı uzatmanın anlamı yok. Genel olarak ne kadar beğendiğim ortadadır.

Özet
Rahat bir oyun değil. Kasılıyorsunuz oynarken. Bu güzel yanı tabii ki. En zor seviyeyi tavsiye ederim, çok zevkli. Yani bir seviye daha zor olsaydı oyun çekilmezmiş, güzel ayarlanmış. Lazerli silahlara tepki süreleri çok kısa düşmanların. En sevdiğim yanı ise size yavaş yavaş yürüme ve eğilme kısmına odaklanmanızı sağlıyor. Sürekli koşturmadan oynadığınızda keyfine varıyorsunuz. Silah pozisyonu ve özellikle tabancanın animasyonu gerçeklik anlamında aşırı tatmin edici. Fizik olarak iyi bir konumda Splinter Cell, oyunun bunaltıcı havasını ve rahatlatıcı iç mekan tasarımları dikkat çekiyor. Hikaye anlatımı çok karışık, tek bir ortam var ana hikayenin paylaşıldığı ve bu sadelik içerisinde sürekli hızlı bir anlatım var. İngilizcemin iyi olması bile hikayede bazı kaçırdığım noktaların olmasına engel olamadı maalesef. Oyun dili İngilizce; hikaye anlatımı ve ilerleyişi kadar sade değil.

Co-op için bölümler mevcut, Solo giremiyorsunuz bazılarına. Bu yüzden oynamak isteyen varsa girebiliriz. Eminim kulaklıklı ve aynı anda saldırının başlatılması kısmı çok zevkli olabilir.

Çatışmayın-çatışmak için başka birçok oyun oynayabilirsiniz. Sam Fisher kahramanımız zaten çatışma modunda o kadar da iyi değil. Gizlilik üzerine taktiğinizi belirleyin, oynadıkça zaten oyun kendi kendini açıyor.
Rarest Achievement Showcase
Screenshot Showcase
Tom Clancy's Splinter Cell Blacklist
Items Up For Trade
96
Items Owned
6
Trades Made
782
Market Transactions
Recent Activity
7.8 hrs on record
last played on Nov 5, 2024
34 hrs on record
last played on Oct 17, 2024
21 hrs on record
last played on Oct 14, 2024