Install Steam
sign in
|
language
简体中文 (Simplified Chinese)
繁體中文 (Traditional Chinese)
日本語 (Japanese)
한국어 (Korean)
ไทย (Thai)
Български (Bulgarian)
Čeština (Czech)
Dansk (Danish)
Deutsch (German)
Español - España (Spanish - Spain)
Español - Latinoamérica (Spanish - Latin America)
Ελληνικά (Greek)
Français (French)
Italiano (Italian)
Bahasa Indonesia (Indonesian)
Magyar (Hungarian)
Nederlands (Dutch)
Norsk (Norwegian)
Polski (Polish)
Português (Portuguese - Portugal)
Português - Brasil (Portuguese - Brazil)
Română (Romanian)
Русский (Russian)
Suomi (Finnish)
Svenska (Swedish)
Türkçe (Turkish)
Tiếng Việt (Vietnamese)
Українська (Ukrainian)
Report a translation problem

Gözümün önüne yine ♥♥♥ deliğin geldi… yarım bakışların, kesilen nefesin. Seni karşıma alıp bir adım yaklaştığımı hayal ettim. Hiç konuşmadan ne istediğimi anlamanı. O bakışı biliyorsun; seni olduğun yerde sabitleyen, omurgandan aşağı bir titreme gönderen o karanlık baskıyı.
Dokunmuyorum bile. Sadece nefesimin ve krem peynirinin tenine değmesi dizlerini titretiyor. Kelimeler boğazında takılıyor, konuşamıyorsun. Ben ise seni izleyip her saniye biraz daha çözüldüğünü görmekten deliriyorum.
Parmağımı ♥♥♥ deliğine sokup gözlerinin içine bakıyorum. Teslimiyetle karışık tedirginliğin beni tamamen ele geçiriyor. Sana sadece bir fısıltı bırakıyorum: Bak bana.